Unutulmaması gereken dersler, 1 numara:

Eğer Rayla gülüyorsa, ve sen onun tarafında değilsen…

Bir şeyler yanlış demektir.

Hemde çok yanlış.

Rayla’yı kovalarken her şey normal gözüküyordu. Ona yakınlaşmaya başlamış ve gardımızı indirmeden etrafını sarmıştık.

Ama o, bu taktiği çoktan çökertmişti bile.

Beş dakikadır kaçan kız bir anda kaçmaktan vaz geçmiş ve planımızın en büyük kusurunu açığa çıkartmak için harekete geçmişti.

Arkasını döndüğü anda, aramızda 10 metreden az bir mesafe vardı.

Gözlerimiz kesiştiğinde durmak için çok geç olduğunu anlamıştım.

Eğer o an durup kendimi savunacak olursam ateşlediği ilk iki mermiyi kolumu kaldıramadan anlımın ortasına yiyecektim. Bu yüzden ani bir kararla üzerine atlamaya çalışmıştım.

-Dıttt! Yanlış seçim!

Rayla kenara bile atlama zahmetine girmeden karnıma iki mermi saplamış ve tekmeyi basarak geri uçmama neden olmuştu.

Gözlerim şokun etkisiyle kapandığında karın bölgemin kırmızı şekilde parladığını görüyordum. Yere düştüğümde ise ağzımdan kan geliyordu.

Ama tek gülen kişi Rayla değildi.

 

Crystal’a yapması gerekeni söyldiğimde bana saldıracağını hesaba katmıştım.

Yerde kıvranıyorken, B planını çoktan devreye sokmuştum.

Bu hareketle kendimi feda etmiş, ama gereken zamanı Crsytal’a kazandırmıştım.

Rayla benimle uğraşıyorken o kör açıdan gelecek ve dokunacaktı.

Bu hamleyle biz kazanmıştık.

Zaferimi görmek için gözlerimi açmış, Crystal’ın gelmesi gereken tarafa bakıyordum.

Ama yüzümdeki sırıtma, yerini boş bir ifadeye bırakmıştı.

Çünkü Rayla yerde değildi.

Crystal’da yerde değildi.

Daha birbirlerine saldırmamışlardı.

Yine de beni dehşete sokan şey ikisinin de ayakta olması değildi.

Ağzımı açık bırakan şey,

İkisinin arasındaki mesafeydi.

20… Hatta 25 metre…

Rahat şekilde cehennemin dibinden çıkardığı tabancayı kılını kıpırdatmadan ateşleyebileceği bir mesafe…

Rayla’nın benimle uğraşması en az 10 saniye sürmüştü.

Bu süre içinde Crystal çoktan yanına varmış olmalıydı.

Ama…

Ben Rayla’ya saldırırken Crystal acaba aynı hizzada mıydı?!

Peki neden ben aynı hizzada olacağımızı düşünmüştüm?

… Çünkü …

-Yake, planınızdaki en büyük kusuru biliyor musun?

… Crystal ve kendimin aynı hızda koşabileceğini varsaymıştım.

-Bir tank, senin kadar hızlı koşamaz.

Cümlesini bitirmesiyle, Crystal’a ateş etmeye başlamıştı.

Crystal’ın bedeninin her bir parçası kırmızıya dönüyorken, şokun etkisiyle donmuştum.

Eğer bu savaşı antrenman için yapıyorsak,

Gerçek bir savaşın nasıl olacağını düşümek tüylerimi diken diken ediyordu.

Crystal daha fazla dayanamazdı. Hırsı vücuduna giren mermilerle beraber bitmişti.

Yere düşmeden önce ise bana bakıyordu.

Onu ilk kez böyle bakarken görüyordum.

Yüzünde ciddi bir ifade vardı.

Canı acıyordu, ama bu ifade acıdan dolayı değildi.

Hırstan dolayı da değil.

Bana bakıyordu,

Çünkü planın devamını bekliyordu.


Ben… Ona istediğini verebilir miydim? Planım çoktan suya düşmemiş miydi? Rayla bizi ezmemiş miydi?

Düşün! Gerizekalı düşün!

O kıza sana güvenmesi gerektiğini söyledin, düşün!

Zamanım yoktu. Yeni bir plan düşünemezdim. Elimdeki aptal alet bir işe yaramıyordu.

Bir mucize bekleyemezdim.

Düşün… Düşün!

 

Ne yaparsam Rayla’nın hareketini engelleyebilirdim?!

 

 

-Crystal, kılıcını fırlat!

Ayağa kalkmamla, Crystal’ın kılıcını fırlatması bir oldu.

Önümde tek bir hedef vardı. Kana susamış bir şekilde koşuyordum. Bu takımda şüpheye yer yoktu. Sadece sonsuz güven ve kesintisiz iletişim istediklerimizi gerçekleştirebilirdi.  İki gün önce tanışmamıza rağmen Crystal attığı tek bir bakışla bana bunu göstermişti.

Ve bende bu güveni sonuna kadar kullanacaktım.

Rayla solundan gelen kılıca daha bir tepki vermemişti. Ateşlediği son mermi Crystal’ın kafası haricinde bütün vücudunu kırmızıya çevirmiş, kullanılmaz hale getirmişti.

Rayla bile üzerine gelen koca kılıcı elleriyle bloklayamazdı. Ben ise ondan 15 metre uzakta, tam karşısından son hızda geliyordum.

Kazanmamız için elimde olan %50 şansa güvenmiştim.

Sağına doğru kaçamayacağından ve çarpraz hareket ederse kılıcın menzilinden kurtulamayacağından:

Ya geriye atlayacak,

Ya da öne çıkacaktı.

Ve eğer öne çıkarsa,

 

Karşısında beni bulacaktı.

Rayla kararını verip ani bir hamleyle gerçekleştirmişti.

O ayağını kaldırdığında, uyanınca ne yapacağımı düşünüyordum.

Acaba bendeki bu şansla piyango bileti falan mı alsaydım.