Rayla, Yakea gittikten sonra derin bir iç çekti. Yüzündeki sıcak gülümseme bir anda kaybolmuş, yerine boş bakan bir ifade gelmişti.
Üzerine bastığı toprağa bakıyordu. Tekrar burada olmak, anılarla dolu olan yerlere basmak ona acıdan başka bir şey getirmiyordu.

Yine de ilerlediği yoldan geri dönemezdi. Planının ilk aşamasını başarılı bir şekilde tamamlamıştı. Şimdi ise önünde zorlu bir sınav vardı.

Bu turnuvayı kazanmalıydı. Şartları sağlamak için, öncelikle bunu başarabilmesi gerekiyordu.

Ama içindeki korku hala sürüyordu.

Eğer o kişi önüne şu an çıkarsa, nasıl karşılık vereceğinden emin değildi.

Diğer kişi ise gene bir şey planlıyor olmalıydı. Kendisinden hep bir adım öndeydi.

Onlara tek başına karşı koyabilecek gücü kalmamıştı.

Savaşa devam etmek istese bile bunu kendi başına başaramayacağını gayet iyi biliyordu.

Bu yüzden, yapmaktan ne kadar nefret etsede onu yardım için çağırmıştı.

“Geri Dön!”

Vücudu kristallere ayrılırken aklına yerdeki kırık lamba gelmişti.

“İki farklı kişi aslında birbirine ne kadar çok benziyor…”
Diye mırıldanırken kendisinden geriye hiçbir şey kalmamıştı.