“Bazen hayallerini gerçekleştirmek için defalarca savaşman gerekir. Verdiğin savaşı her seferinde kaybetmiş ve kaybetmeye devam edecek olduğunu bilsen bile…”

Özet: 

Günümüz dünyasında, bilinmeyen bir şehirde, lise sona giden bir çocuk yaşamaktadır. Herkes gibi üniversite sınavına hazırlanan bu genç içinde yanan gençlik ateşiyle sınıfındaki bir kıza aşık olmuştur. Bütün yazı onunla konuşarak geçirmiş, ve kendinde kıza açılacak cesareti okuldaki son senesine başlarken bulmuştur. Kızın son birkaç haftadır çağrılarına cevap vermemesi içini kemirsede, okul tekrar başlamadan önceki bir piknikte onu tekrar karşısında görmüştür.
Acaba ona açılabilecek midir? Sevdiği kızı elde edebilecek midir? Hayatındaki ilk aşkının yanında yer alabilecek midir?

Hahah. Şaka yapıyorum. Bu çocuğun hayatı umrumda değil.


Günümüz dünyasında, bilinmeyen bir şehirde, bir kız yaşamaktadır.
Bu kızın düşündükleri…
Yaptıkları…
Bütün hayatı…
Ayrı bir komik geliyor.
Nereden anlatmaya başlasam bilemiyorum bile…

Defalarca savaşıp, her serefinde gene kaybetmesi bayağı tatmin edici bir durum.
Korkulan ve nefret edilen,
Çabuk unutulan ve zayıf,
İğrenç ve inatçı,
Çirkin ve ısrarcı biri.
Kendisini küçük bir böceğe benzetebiliriz.
Yokluğu bir eksikliğe neden olmuyorken,
Sırf o an orada var olduğu için birisi tarafından acımadan öldürülse bile,

Ben, bunu zevkle izlerim.

Tanrı Soraz